Pazar, Nisan 5

eğer istismar edilirsen, uyanasın.

bilindiği üz're, psikoloji öğrencisiyim. bu işi yapıyor olmam da, izmir'de yaşıyor olmam da, neredeyse bir tesadüfler zincirine dahildir. yine de, her ikisinden de bir an bile pişman olmadım, hatta kendimi tanımlayışımda önemli boşlukları doldurdukları için, bunlara yol açan kişilere duyduğum kızgınlıkları bile yok sayıyorum.

'sosyal bilimci olmak' konusuna fazlasıyla önem veriyorum, çünkü yazın soğuk, kışın sıcak iklimiyle övgüyü hakeden fakültemizin, nitelikli adamlar yetiştirme konusunda yeterli olduğunu düşünüyorum. bunlara rağmen, die untergang'ın gösteriminden çıktıktan sonra, hitler hakkında "sıyırmış adam, manyak manyak" yorumu yapan bölümdaşlarımı, az bilgiyle ukalalık saçan felsefe öğrencilerini ve şu an aklıma gelmeyen pek çok salaklıktan kendine koza örmüş o insanların varolduğunu bilmek, beni üzüyor.

gelişim psikolojisi vizeme çalışırken, 'fiziksel istismar' konulu sunum raporunu okuduğumda, sinirimden gidip kendime bir kahve koydum. şöyle demiş arkadaş raporunda:

"Dayak her zaman vücutta görülen yerlerde yara oluşturmayabilir.ama çocuğun ruhunda bıraktığı izleri silmek çok daha zordur.Dayak öylesine bir kısır dönüyü beraberinde getirmektedir ki önce tek tokatla başlayan dayakçı zamanla bunun etki bırakmadığını görür ve eline sopa kemer vb. almak zorunda kalır.Bu da zamanla çocuğun acı/ağrı eşiğini yükselttiğinden ve çocukta doğa kanunları gereği artık dövülmez duruma geldiğinden dayakçının elinde hiç bir şey kalmamıştır.Çocuk zamanla asi söz dinlemez biri olacak ailede o kişinin üzerinde denetim kuramayacaktır ki bu o çocuğun kaybı anlamına gelmektedir.Yani dayakçı ilk tokadı attığı gün kaybeden kişidir.Bunun küçük bir çocuk üzerinde sürekli artma şeklinde olduğu düşünülürse bir gün çocuk kafaya aldığı darbe sonucunda iç kanama geçirir ölür.Yine kaybedilmiştir."

yazıda hiçbir değişiklik yapmadım. akademik oluşla duygusallığın arasında kalmış, ancak nasıl oluyorsa iki tarafın da özelliklerini barındırmayan bu garip yazıyı, utanmayıp bir de ödev diye teslim eden arkadaşla meslektaş olacağımız için, kime kızsam bilmiyorum.

2 yorum:

busra m. dedi ki...

eğer aşkı seversen, can olasın.
kamu derdine derman olmanı dileyip uzaklaşıyorum. seni öpüyorum.

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

inşallah efendim. cümlemize.