Cuma, Nisan 24

and wept, for thee zion.

* yerde yatıyorum. saat 3'e geliyor. aras mesaj atıyor. özgün'le buna bakıyoruz. sessizce yazdığım cevabı okuyor.

* annemin liseden bir arkadaşıyla forum'a yürüyoruz. kahküllerim alabildiğine uçuyor. pek çok şeyden bahsediyor ve ukala görünüyorum ben. akıllı da değil, ukala.

* forum'da oturuyoruz. hava çok soğuk, özgün deri ceket giymesine rağmen üşüyor. bende incecik bir elbise var. çikolata kaşıkları düşünüyorum. çok ağlıyorum.

* şeyda hoca anket dağıtıyor. son bir haftadır ölüm düşünceleri ve melankoliden uzak olduğumu farkediyorum. "hiç" şıkkını işaretlemem gerekirken, inanamamaktan mı bilinmez, "biraz uygun"u işaretliyorum.

* under the water, ooh you left me drownin'.

* adalya'dan kalkıyoruz. aras'a kızmaktan kendimi alamıyorum. başka türlüsü hakikaten mümkün olmuyor.

* saat on'u geçiyor. yurda geliyorum. boynumu büküp oturuyorum. nembuğ'a, kettle'a bakıyorum. içimde bitmeyen bir hüzün ve kıskançlık var. sims oynamayı neden sevdiğimi anlıyorum.

Hiç yorum yok: