yeni uyandım.
bildiğin yeni! saat olmuş iki.
son altı günüm çok anlamsız geçti.
dün kölner dom'da, almanca olarak tanrı'dan günahlarımı affetmesini istemek dışında, çok da hatrı sayılır şey yapmadım.
bilmiyorum size de oluyor mu, görüşmediğiniz insanlar vardır, ya ben bunlarla niye görüşmüyodum ki, diye düşünüp görüşmeye karar verirsiniz ve buluşmanın birinci saniyesinde neden o insanlarla görüşmediğinizi blitzkrieg saldırısına uğramış gibi idrak edersiniz.
başkalarının hoşsohbet ve neşeli bulduğu insanları aptal ve üstüne üstlük ukala bulduğum zaman, kendimi çok yalnız hissediyorum. çünkü kimseye başka bir insanın aptal olduğunu kanıtlayamazsın.
dün mecburen ingilizce konuştum, yaptığım bir family guy göndermesini kimse anlamayınca ço üzüldüm. atay "what up" deyince kendimi gerçekten evimde hissettim.
o değil de, bir gün seth macfarlane ile tanışsam, tesadüfen, gözümün önüne brian griffin gelir, konsantre olamam yemin ediyorum.
her şeye dublaj yapmak da gerekmiyor ki be. hadi tschüs.
9 yorum:
"başkalarının hoşsohbet ve neşeli bulduğu insanları aptal ve üstüne üstlük ukala bulduğum zaman, kendimi çok yalnız hissediyorum. çünkü kimseye başka bir insanın aptal olduğunu kanıtlayamazsın."
zaten arkadaş dediğin senin gıcık olduğun insanlara gıcık olcak ki arkadaşlığı belli olsun dimi ya:)
boni,
hehe, öyle valla. arkadaşlar arası bu tarz anlaşmazlıklar çok saçma oluyor hakikaten.
yalnız değilsin gonca
benimle alakalı olmadığını biliyorum ama bu cümlelerini; "başkalarının hoşsohbet ve neşeli bulduğu insanları aptal ve üstüne üstlük ukala bulduğum zaman, kendimi çok yalnız hissediyorum. çünkü kimseye başka bir insanın aptal olduğunu kanıtlayamazsın." görünce kendim geldim bir anda aklıma. çoklukla kendi aklıma gelen biri değilim ama örnekteki adam başkaları için ben olabilirim sanıyorum. bazen kaptırıp çok komik ve eğlenceli olduğumu düşünerek saçmalayabiliyorum. bir süre sonra sus diyorlar zaten. ama o zaman da tüm yaşama sevincim kaçıyor kapağı açılmış kolanın havasının kaçması gibi. tatlı oluyorum gene ama esas özelliğim gidiyor. ağızda biraz o kola tadını bırakmalıyım.
üf acaip yorgunum ve yatmam gerektiği halde halen yatmadım. saçmalıyorum. neyse sevgili gonca, görüşürüz yakında i hope.
beni yararsın sen sitiv.. (her şeye yazım gerekmez ki:)
kis depresyonu lafi dolaniyor ortalikta, herkeste bi rehavet var.
gonca,
wo bist du?
geldim dostlarım. tatilimi orda burda geçirmem sona erdi ve döndüm. hello.
blogger sana küsmüş.
Yorum Gönder