Cumartesi, Ocak 16

a story about leek and american cookies

geri dönmeme çok az kaldı.

buradaki hayatımdan son derece memnun olmam ve asla dönmek istemememe karşın, demin gossip girl izlerken, cnbc-e'de dizi izlediğim uzun yıllar boyunca içinde bulunduğum salon atmosferini, dolayısıyla evimi özlediğimi farkettim. lisede olduğum yıllarda, öğleden sonra ile başlayan evde olmak, hava kararana dek oyalanmak, hava karardıktan sonra yapılacak işlere konsantre olmak ve annemi beklemek, annem geldikten sonra da yemek yemek ve dizi izlemek ile devam ederdi. dawson's creek'i, buffy'i, o.c.'yi, desperate housewives'ı ve şu an hatırlamadığım pek çok diziyi, bu atmosferin içerisinde izleyip bitirdim ve şimdi ne zaman, finalinde arkadan bir şarkının çaldığı bir amerikan dizisi izlesem, kendimi evimin ikili koltuğunda hissediyorum.

geçenlerde yüzüklerin efendisi'nin ilk filmini izliyordum. yüzüklerin efendisi'ni okuduğum, o çok kar yağan yılı, lise 1'i düşündüm. hayatımın pek çok sebepten kargaşa içinde geçtiğini sandığım o yılları, okuldan çıkıp eve gelmekle huzurlu kıldığımı yeni farkediyorum. yine aynı rutinde olayım isterdim. lise hazırlıktaki gibi sabah seanslarında film izlemeyi, kitap okumayı, düzenli bir çalışma temposuna sahip olmayı ve kendime ayrı bir dünya yaratabilmeyi, bu dağınık odadan arzuluyorum, tekrar. fakat elimde olan tek bir gerçek var, o da bir daha asla acıbadem'de, lisedeyken olduğum kadar evimde olamayacağım.

annemi de özledim sanırım. belki babamı bile. bazen bu kadar seyahat etmek zorunda kaldığım için kendime kızıyorum. fakat, okulumu bitirip bir yere saplandığım zaman da, "commuting"den bıkıp, havaalanlarını, otogarları özleyeceğimi biliyorum.

besides, i'm not coming back.

15 yorum:

holy sycrone_one dedi ki...

gel valla. hem yüzüklerin efendisi'ni de izlemeyi tamamlayacağız, söz veriyorum :) sanıyorum bu önerim doşland'ları bırakıp gelmen için yeterli bir sebep olacak.

the office izle.

boni dedi ki...

aa geliyomusun,bende gidiyorum gocca!(ablama böyle derizde:)
o salon atmosferini hayal edebiliyorum,bende ne zaman bir yerden evime dönüyosam aklımda geçen düşünceler eve gir,soyun dökün,tvnin karşındaki tekli koltuğa kedi gibi kıvrıl.insanın huzur bulduğu anlardan biri bence,sweet home istanbulll,where the skies are soooo grey şu aralar.ama acabaki istanbuldamı oturuyodun(:

i am not your freud dedi ki...

salonu özleme olayını bilirim bi de salonda arkadaşlarla film izleme çekirdek çitleme

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

sikron,
bu sözden caymaca yok ama. kaç saat sürerse sürsün izliycez. beddua ederim yoksam, gollum gibi olursun, yüzüklerin efendisi'ndeki eğri çocuk var ya, onun gibi işte.

boni,
aa, sen gitmeden görüşseydik bi? evet istanbul'da oturuyorum aslında, ama izmir'de okuyorum. aslında izmir'de oturuyorum desem daha yerinde olur sanırım.

freud,
yahu geçen de benim canım kumpir çekti :D

holy sycrone_one dedi ki...

izleriz tabii, hatta kafayı yiyip 3 filmi bile izleyebiliriz :S hatta extended edition izleriz bebek!

sen bi bitir gel de istanbul'a.

Betül Ç. dedi ki...

mektubumu almadan gelme:P

ben de durdum durdum son anlarında mektup attım.umarım gelmeden alırsın. rafaello rica etsem? ya da dickmann please.gelince ödeşiriz gonca please. dickmanı ağzımda poff diye pofflatmak istiyorum. bu nasıl bir fantezi yarebbim?

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

betülcüm, siparişlere erken başladın, var daha gelmeme :) ayrıca çikolatasız dönmiycem, hiç merak etmeyiniz.

sikron, hell yea beybi! kelime doğrulama bile "downhot" çıktı, bence bu bi işaret olmalı.

the fool dedi ki...

geliyor musun? annen ve baban dışında kimseyi özlemedin mi, cidden?

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

şubat'ın 7-8'i gibi geliyorum. ayrıca öyle bir şey söylemedim :)

boni dedi ki...

heyy beni görebilirsim 22sinde ordayım.ayrıca orda bi rafaello yazısı gördüm,geçen akşamüstü yediğim 15 adet raffaellodan sonra baş dönmesi,mide bulanması oldu.gene kendimi kaybettim:/

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

raffaello'yu çok yiyince bir tiksinme oluşuyor hakikaten. geldiğinde yorum bırak, ayarlar, buluşuruz?

boni dedi ki...

bırakırım şu vizem bi çıksa varya çikolata hayratı yaptırcam.schengende vol.3:(

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

senin yaptırmana gerek yok, schokoladenmuseum'da yapılmışı var :) çok uzun sürmez bence vize alman, panikleme derim.

Betül Ç. dedi ki...

rafaello sevgimi azaltmak için bu gayretiniz biliyorum!!! ama dickman da kafidir. ucuzdur ve mutlu eder. ağızında pufff diye pufflattın mı dünya senin olur. browni yiyen kızı geçersin. bi de doctor ötkerin babam bu kadar güzel pasta yapmayı nerden öğrendi? diye soru soran çüçük kızın ağzına götürdüğü pasta misali...

gonca, seni özlediğimi bilmen gerekir. yoldaki insanları sana benzetiyorum iyi mi?geçen konuşurken esini bile sana benzettim(hakaret olarak algılama-durumun vahametini düşün)

seita dedi ki...

hatırlatma: "o da bir daha asla acıbadem'de, lisedeyken olduğum kadar evimde olamayacağım."

:D