Ankara oyun havaları dinleyip göbek atarken kazak giymeye çalışmak. Kazağın boğazını kafadan geçirirken yerde duran kahve dolu fincanın üstüne basmak, fincanın devrilmesi.
2 yorum:
Adsız
dedi ki...
nereden bilemedim, bi yerlerde blogunu buldum. galiba bu blog okumak işi röntgencilikten başka bir şey değil. sosyal ağlara neden dahil olmadığımı hatırladıkça blogları okurken vicdanım sesini yükseltiyor. birinin günlüğünün anahtarını bulmuşum da ayak seslerini kollarken yazıları okuyorum sanki. bir yandan da "aman kendi yayınlamış canım, ne yani?.." diyorum... artık uyumak yerine bari blog okuyarak saatlerimi harcayayım dedim, blog blog geziyorum. insanların kendi bloglarında başka bloglara link verebilmesi olmasa gelişmezdi herhalde blogculuk denen iş kolu. böyle nette gezinerek uykuyu sekiz saate indirebilirim belki. ve ardından da sekiz saate alışırım ve de belki geri kalan on altı saatimin bir kısmını çalışmaya ayırırım. seksen yaşıma gelince hayatım boyu kırk yıl uyumuş olmak istemiyorum. hep ölüm döşeğinde kendime şöyle söylediğimi hayal ederim: o kadar uyumasaydım savaş ve barış ı okuyabilecektim bütün david lynch leri izleyebilecektim, tüh bea. böyle yolda birini görürsün hani, konuşasın gelir onla. rüyanı anlatasın ya da kimsenin bilmediği bir şeyi kulağını fısıldayasın filan. öyle bir istekle yazdım. bir de blog sözcüğünü cümlede kullanmak istedim herhalde. höf uyuyayım bari artık. kaçsın her şey e mi. sen de yazmaya devam et.
adsıza cevap vermek istedim vereyim: bence sen de blog yaz, rüyanı anlat, kimsenin bilmediği şeyleri bloguna fısılda. okuyan insanlar günlüğünü kaçırıp okuyan kız kardeşin olmayacaktır sonuçta ya da zıpır oğlan kardeşin. pek yakından tanımadığın insanların okuması da seni pek utandırmayacaktır. hatta söylemek isteyip söyleyemediğin şeyleri ifade edebileceğin güzel bi yerdir"kime ne be" dersin, "istemeyen okumaz" dersin hatta " aman zaten kim okuyo ki" dersin bi yandan da içini döktüğün için rahatlarsın.blog iyidir iyi
2 yorum:
nereden bilemedim, bi yerlerde blogunu buldum. galiba bu blog okumak işi röntgencilikten başka bir şey değil. sosyal ağlara neden dahil olmadığımı hatırladıkça blogları okurken vicdanım sesini yükseltiyor. birinin günlüğünün anahtarını bulmuşum da ayak seslerini kollarken yazıları okuyorum sanki. bir yandan da "aman kendi yayınlamış canım, ne yani?.." diyorum... artık uyumak yerine bari blog okuyarak saatlerimi harcayayım dedim, blog blog geziyorum. insanların kendi bloglarında başka bloglara link verebilmesi olmasa gelişmezdi herhalde blogculuk denen iş kolu. böyle nette gezinerek uykuyu sekiz saate indirebilirim belki. ve ardından da sekiz saate alışırım ve de belki geri kalan on altı saatimin bir kısmını çalışmaya ayırırım. seksen yaşıma gelince hayatım boyu kırk yıl uyumuş olmak istemiyorum. hep ölüm döşeğinde kendime şöyle söylediğimi hayal ederim: o kadar uyumasaydım savaş ve barış ı okuyabilecektim bütün david lynch leri izleyebilecektim, tüh bea.
böyle yolda birini görürsün hani, konuşasın gelir onla. rüyanı anlatasın ya da kimsenin bilmediği bir şeyi kulağını fısıldayasın filan. öyle bir istekle yazdım. bir de blog sözcüğünü cümlede kullanmak istedim herhalde.
höf uyuyayım bari artık. kaçsın her şey e mi.
sen de yazmaya devam et.
adsıza cevap vermek istedim vereyim: bence sen de blog yaz, rüyanı anlat, kimsenin bilmediği şeyleri bloguna fısılda. okuyan insanlar günlüğünü kaçırıp okuyan kız kardeşin olmayacaktır sonuçta ya da zıpır oğlan kardeşin. pek yakından tanımadığın insanların okuması da seni pek utandırmayacaktır. hatta söylemek isteyip söyleyemediğin şeyleri ifade edebileceğin güzel bi yerdir"kime ne be" dersin, "istemeyen okumaz" dersin hatta " aman zaten kim okuyo ki" dersin bi yandan da içini döktüğün için rahatlarsın.blog iyidir iyi
Yorum Gönder