Çarşamba, Aralık 2

das hab ich schon gehört.

almanya'da, ingilizce metinleri almanca sunmak zorunda olmak garip değil. ama şu an yapmaya çabaladığım şey, almanca metinden ingilizce sunum hazırlama çabası, tamamen patetik. sunumu almanca mı yapsam, karar veremiyorum. ama üçüncü sömestr insanlarından tırsıyorum ve almanca konuşmak istemiyorum.

bugün girdiğim bir seminerde, sunumu yapan kız, uyuyan bir elemana "yastık da ister misin?" diye laf attı. biz sınıfça birbirimize saygımızı yitirmiş ya da bunu hiç kazanmamıştık sanırım. sunumunda uyudum diye burcu'dan trip yemişliğim vardır. (bu burcu da ne fenaymış yalnız.) sunuma tercih edilmiş tek uyku da bu değil işte, sorun orada sanırım.

burada ölmek istiyorum. çünkü türkiye'deki pek az insan, havaalanındaki x-ray cihazlarının boyut kapısı olmadığının farkında. "aile" tabir edilmesi gereken insan topluluğu, bayram kutlamamı öyle garip karşıladılar ki, yanlış bir günde aradığımı bile düşündüm. eh, bu işler böyleydi, değil mi? hayatta kalabildiğinin farkında oldukları zaman, bunu yardımsız yapmanı bekliyorlar. hatta, yardıma ihtiyacın olup olmadığını bile sormuyorlar.

şu an kendimi pek de iyi hissetmiyorum. üst katımda yaşayan her kimse, tavanı başıma yıkmaya kararlı zaten. çıkıp sormak istiyorum, sen napıyosun allahaşkına? beş gündür bitmedi.

neyse, işimin başına dönsem iyi olacak sanırım. üst kata da çıksam mı napsam.

12 yorum:

nk dedi ki...

yastık da ister misin mi?! şaşırdım. umut sarıkaya' nın sürekli tiye aldığı şekilde yabancı olmak, cingılbört olmak böyle bir şey olsa gerek. sunum yapan insanın yerine herkes önce kendini koymalı, ilişmemelidir B)

Selofan dedi ki...

modanın kalbine dair güzellemeler:

ben anamın ördüğü kırçıllı kazaklarla büyümüşüm
hazır giyim mi beni küçültecek?

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

hamama gidip kırk tas su dökünmüşsün, modaya tövbe etmişsin diyorlar.

i am not your freud dedi ki...

çıktın mı üst kata?

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

yok çıkmadım. sunum yüzünden panic! at the disco durumundaydım, duymadım bile gürültüyü. belki yapmamıştır da ondan duymamışımdır.

lorelai dedi ki...

kötü hissetmektesin haklı olarak şu aile durumu vesilesiyle. yaşamadım sanırım ama çok iyi anladım garip bir biçimde. yaşamına oldukça kabaca bakacak olursak hayallerimi yaşadığını söyleyebilirim. tabii bu durumda hayyallerime de oldukça kaba yaklaşmış oluyoruz. ama demek istediğim almanya güzeldir ya:)))

the fool dedi ki...

nasıl yani? teknoloji üzerinden türk insanı eleştirisi ve sen?

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

lorelai,

yorumun çok güzeldi, teşekkür ederim :) "birinin hayallerini yaşıyor olmak" enteresan bir şey, ama kendimi önemli hissettim inanır mısın.

the fool,
nasıl yani?

Gay Vixen dedi ki...

Çıkıp azarlasaydın komşuyu almanlara yüz vermiceksin. Bizim alman komşularımızdan biri bizi evi havalandırmıyoruz diye şikayet etmişti :D eminim sen olsan onlar kesinlikle şikayet ederdi

the fool dedi ki...

'' burada ölmek istiyorum. çünkü türkiye'deki pek az insan, havaalanındaki x-ray cihazlarının boyut kapısı olmadığının farkında. ''

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

the fool,
teknoloji üzerinden türk insanı eleştirisi değildi o. almanya'da olduğum süre içerisinde arayıp sormayan, ben aradığımda da başka bir boyuttan arıyormuşum gibi şaşıran akrabalarımdan bahsediyordum. paragrafın devamı ile buna açıklık kazandırdığımı sanıyordum, ama olmamış demek ki.

gay vixen,
sesler bugün de devam etti. artık rahatsız olduğumdan değil, merakımdan çıkıp bakacağım sanırım.

the fool dedi ki...

aym söri o zaman. mektup yazsana banağ.