Salı, Ocak 13

pikap iğnesi

sanırım bir süre, pek anlaşılamayacak tespitler yaparak yazmayı sürdüreceğim.

mark twain, bir dostuna yazdığı mektubunun sonunda, kısa yazacak vakti olmadığı için kusura bakmamasını rica etmiş. bende kısa yazacak vaktin zerresi yok. bunu ne şekilde yarattığıma dair bir fikrim de yok açıkçası.

eren eyüboğlu sendromu, diye bir şey uydurdum şimdi. ayrıntısına girmek istemiyorum. bilen çıkar muhakkak.

pek çok şeyin, yenilenerek ve değişerek kendini sürdürdüğü fikrini benimseyerek yaşıyorum. eren eyüboğlu sendromu ise, bunun tersini ifade ediyor. görünenin, göründüğü gibi olmaması. neticede, hakikaten öyle olduğuna inanacak kadar sığ olmasam da, kadınlık zaaflarımın ne derecede baskın olduğunu da asla bilemiyorum.

"I need help to help myself"

1 yorum:

özgün dedi ki...

pikap, plaktaki girinti-çıkıntıları takip ederek ses çıkaran mekanik bir cihazdır. bu yüzden de pikabı mutlaka sabit, titreşimsiz bir zeminde çalıştırmalısın. pikap elektriğin manyetik etkisinden ciddi etkilendiğinden ötürü, amp, mixer, preamp, hoparlör gibi cihazlardan uzağa koymalı, mutlaka toprak bağlantısını yapmalısın. eğer imkanın varsa önü-arkası-üstü açık ahşap bir zeminde kullan. pikabın kasasını kuru bezle silersen statik toplar, bu yüzden hafif nemli bir bezle silmelisin. iğnenin okuması için gereken basınçtan fazla basınç uygulamak plaklarını çizebilir. bu yüzden basınç anahtarını plağın çalmaya başladığı noktada bırakman gerekiyor. pikap iğnesi temizlenmesi zor bir nesne olduğundan ötürü, toz toplamaması için plakları çalmadan önce hafif nemli bir bezle, ya da antistatik özelliği olan zippo benzini vs. gibi materyalle silebilirsin.
ayrıca makyaj temizleyici de çok güzel yapıyormuş, ben de yeni gördüm :)