Salı, Mart 24
sevmiyorum ben, konsept falan.
- beynim durdu. ne yazsam bilmiyorum. gerçi, hiçbir şey bulamazsam, insanları çekiştiririm. blog benim değil mi.
- son günlerde, çok fazla travmatik hikaye dinledim. ya bende enteresan bir farkındalık gelişmiş de ondan acı çekiyorum, ya da alabildiğine nankörüm. ama artık, üzülmeyeceğim, dedim kendime, bütün bu insanlar nasıl yaşıyorlar, sen daha iyi yaşayacaksın, sorun yok senin hayatında.
- fakat o sahipsizlik hissi.
- bu aralar, gelecek hayallerine sardırdım. hasta yatağında yastığa yorgana sarılmaktan başka yapacak iş yok diye, düşünüyorum. hoşuma gidiyor.
- fakat o durdurulamayan düşünceler. düşünceleri durdurmamak gerekliliğinden bahseden bendim. o zaman bilmiyordum.
- intihar etmemek isteğiyle hiç bu denli çevrelendiğim olmamıştı. ama şimdi, kaçacak yer bulamıyorum.
- uyuyorum, uyanıyorum, sabah oluyor kapıda kalıyorum. gitsen nereye gideceksin. iyi kalpli insanlarla arkadaş olmak öyle iyi ki.
- bu kapıda kalma olayının öncesi de epey hareketliydi. otogarda saatlerce oturup tom hanks'i düşünerek, eski bir arkadaşın prensiplerini dinledim. türk aile yapısı, ne yapıyorsun sen allah aşkına. bir fincan kahveye üç buçuk lira verince, üzüldük çok. sonra uyudum uyandım.
- eve geldim, kapıda kaldım.
- taksici kandırdı beni, üzüntüm geçsin diye biraz daha kahve içtim.
- sonra gittim eve, öyle huzurluydu ki. sehpa vardı, avize vardı. ev gibiydi. öyle hissettim. rugrats vardı tv'de. evdi işte. evdi.
- bu yaz bir tatil yapalım. uzak bir ülkeye gidip, ayak bileklerimize dövme yaptıralım. sokaklardan geçen otobüslere bakalım. yerli içkilerini içelim. ama bir tatil yapalım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder