helak oldum, etkinlik de etkinlik. uluma'yı yaptık bitirdik derken, kitap günleri çıkmıştı başımıza, onu da bir şekilde hallettik galiba. şiir yarışması sunumunu ben yaptım, iyi oldu mu bilmiyorum. ama bana acıyanlar insanlar varmış, onu öğrendim.
kendim kadar insan önüne çıkıp konuşma meraklısı başka birini daha tanımıyorum, söylemem lazım. şiir topluluğu'nun başkanı olmak, bana söz hakkı verdi, sonuna kadar kullanıyorum bunu. bunun yanında, bölümde de bana sunum versinler diye hocaların gözünün içine bakıyorum falan. ama hırkalarımın kol uçlarını sımsıkı kavramak gibi bir hareketim varmış, sahnede bunu çok yapıyormuşum. edebiyat topluluğu'nun başkanı ve tek adamı, beni sahneye zorla çıkardıkları izlenimini verdiğimi ve "bana acıdıklarını" belirtti. üç senedir sımsıkı kavrıyormuşum hırkamı, hareket hiç değişmemiş. sen kimsin de bana acıyorsun, demedim, belki de demeliydim.
hakikaten, saçma sapan, yapışkan adamlar var. yalakalıkla, göz boyamayla geldikleri noktaları öyle haksız bir özgüvenle pazarlıyorlar ki, şaşkınlıktan kendimi kaybedecek gibi oluyorum. olmadık zamanlarda absürt şeyleri övecek ya da iyi şeyleri yerecek oluyorlar, anlamsız olduğunu bilmiyorlar mı anlayamıyorsun. yani bir şiir bültenine gelecek eleştiri, "bu benim cebime sığmıyor" olabilir mi. (yaptığım eleştirilerin de fazla derli toplu olmadığı doğru.)
dün elime uluma fotoğrafları geçti, hatta kendi fotoğraflarımdan birini dayanamayıp profile koydum falan. catherine deneuve'dan daha güzel olduğumu iddia etmek gibi oldu. öyle bir iddiam yok ama catherine'ciğim. rabbim bana dada dedi.
yazımı bir akrostişle bitireceğim.
allen ginsberg mevlana'nın küçük kardeşi ve vapurlar geçiyor haydarpaşa oralardan
kırık kalpliyim parçalandı gitti kitaplarım kargoda kayboldu paketlerim
rüküş oluyorsun yakışmıyor bu renkler sana dediler
o zaman seni çok seviyordum ve sıcak çikolata içemiyordum bu yüzden
sonat çıkacaktı çıkmıyordu bir kitap bitecekti ve içki içmeyecek miydik
tren rayları gibi ritmli gidiyordu hayatımız bir andaç yazısı gibi ritm-
in esrarını arıyor ve belki uyuşturucuya başlama yaşımızı bunlarla geçiriyorduk
ş adında bir dergi vardı yıllıklarda, bir adam vardı manisa'da yaşıyordu.
ps. dizeleri uzun yazmışım dude. deneysel şiir yazdım böylece, bold'a basma deneyim yaptım, oldu galiba baksana kalın kalın harfler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder