Salı, Ocak 25

annemin '88 kışındaki hali.

benim annem çok güzeldir, ama şimdilik konumuz bu değil.

kayahan'ın boşanma sırasında babamda kalmış birkaç kasedi vardı evimizde. annem severmiş kayahan'ı çok, dinlermiş. bana daha sonra verilmek üzere yazılmış bir defterde, çernobil'in patladığı, istanbul'da havanın kirli ve suların kesik olduğu bir zamanda çocuk sahibi olmanın anneme neler hissettirdiğiyle ilgili pek çok şey yazıyordu. istanbul'a gidince o defteri bulup okuyacağım yine.

ben doğduğumda, babam müfettişmiş, altı ay teftişte, altı ay evde olurmuş. doğduğum gün, karadeniz taraflarında bir yerdeymiş. iki gün sonra gelebilmiş. amcamlar ondan önce varmışlar hastaneye. halam anlatmıştı, gecenin yarısı telefon gelmiş eve (gece 1'de doğmuşum da), "kız oldu" demişler, çok sevinmiş. o sırada 17 yaşında halam, oyun arkadaşı gibi görmüş beni biraz. küçük amcam 19 yaşında, diğer amcam da üniversitede. sevinçle gelmişler hastaneye. büyük amcam fotoğraf makinesinin flaşını yüzüme patlatmış. o fotoğraflar nerededir kimbilir.

babam, ilk televizyonumuzu iki buçuk aylık maaşına bedel bir ücret ödeyerek almış. evimizde bilgisayar bile vardı. hiçbir işe yaramıyordu aslında, türkiye'ye ilk gelen bilgisayarlar ne işe yarayabilirdi bilmiyorum. babam şimdi öyle anlatıyor ama, o zaman da o kafada mıydı bilinmez, çocuğumuz teknolojiyle iç içe büyüsün, diye düşünerek almış o bilgisayarı. etkisi oldu mu bilinmez.

ilkokulda ödev yaparken, annem enya ve fahir atakoğlu çalardı fon müziği olarak. çook eski bir kaset çalarımız vardı. devasa. moda'dan taşınırken attık muhtemelen. kasetler ve can yayınları klasikleri de ayrılırken babamda kaldı. annem hala bazen kayahan kasetlerini anar. alsaydık onları, der, ama geride kalan diğer şeylerle beraber, kayahan kasetleri de silindi gitti. amcamların, halamların çocukları oldu, benimle ilgili anıları silindi gitti. sadece amcamın karısının, her seferinde anlatmadan duramadığı, iki tane anısı var. hepsinde de mecburiyetten gülüyorum.

3 yorum:

seita dedi ki...

bence silinmeyen anılar için geç değil, bir kamera ile akrabalarına bu hikayeleri ve düşüncelerini anlatmalarını istesene.

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

ilginç bir fikir gerçekten. kaydetme konusunda daha aktif davranabilirim.

Bahadır dedi ki...

öyle bir geçer ki dizisinin sahneleri canlandı gözümde 2. paragrafı okurken