yarın son sınavım var. bugünkü "sözde" çalışma temposunundan sonra, kütüphaneden yurda yürürken, güzel kızıllıkta bir gün batımı gördüm. ziraat fakültesi'nin güvenlik görevlileri, kıpkızıl bulutların karşısına sandalye atmışlar, öylece izliyorlardı. durgun havanın içinden, sanki sonsuz bir yığını yararak gidiyormuş gibi, geçip gittim. ve böyle farkettim aslında ne kadar huzurlu olduğumu.
beni mutsuz eden, amaçsızca bana eziyet eden hiçbir şey kalmadı hayatımda. kendimden başka hiçbir insan ve hiçbir şey, bana eziyet etmiyor.
istanbul'a döndüğümde, babamla barışmaya ve aramızdaki ilişkiye dair beklentilerimi anlatmaya karar verdim. yapılan naif "konuşmalısın onunla" önerilerinden çok, bugün aklıma gelen bir şey bu kararı vermemi sağladı. ilkokula dair bir anı. tiyatroya gitmiştim. kadıköy halk eğitim merkezi'ndeydi. biletleri okuldan alıyorduk sanırım ve benim yerim çok arkadaydı, hiçbir şey göremediğim için çok üzülmüştüm. babam beni oyundan almaya geldiğinde, suratım beş karış anlattım durumu. babam da, moralim düzelsin diye, uzun zaman önce kapanan, bahariye caddesi'ndeki mcdonalds'a götürmüştü beni. bir çocuk menüsü almıştık ve yeni oyuncağımla, artık mutluydum.
hüzünlü bir insanın yetiştirdiği hüzünlü bir çocuk olan babamı, bütün savunma mekanizmalarını da kabullenerek, affediyorum. artık mutlu olmasını isterim.
3 yorum:
rahatlama, kabullenme, benimseme, gizli bi mutluluk ve burukluk yakışmış bea =)
ah yazının başındaki gün batımı ve sonsuz yığın tasvirlerin inanılmaz güzel gonca'cığım, ne demek istediğini o kadar güzel anlatmışsın ki.
anneleri, babaları affetmek, başkalarını affetmekten daha zor oluyor hep, suçluyorsun, nefret ediyorsun, acı çekiyor ve çektiriyorsun. ama bir noktadan sonra o herkese kolaylıkla duyduğun şefkati onlara da duymaya başlıyorsun, onlar da insan diyorsun, acı çekmişler, çekiyorlar ve korkuyorlar dünyadan onlar da. affetmek, bir anlamda ebeveyni ''insanüstü '' kabul etmemek gerektiğini anladığın anda başlıyor ve neticesinde her şey güzelleşiyor, insan büyüyor. kolaylıklar dilerim.
"hüzünlü bir insanın yetiştirdiği hüzünlü bir çocuk olan babamı, bütün savunma mekanizmalarını da kabullenerek, affediyorum. artık mutlu olmasını isterim. " yazıyı başlıkla aynı adlı şarkıyla okurken ağladım. bi de öyle süzülüyor çok sıradan akıyor.
Yorum Gönder