Çarşamba, Kasım 13

zahit bizi tan eyleme.

bazen kendimi tarihten kişileri düşünürken bulurum. sıklıkla da şehzade cihangir'i. hürrem sultan ve kanuni sultan süleyman'ın oğlu şehzade cihangir'i. önceden kemal beni işe bırakacağı zamanlarda sahilden giderdik ve karşı kıyının kalabalığı içerisinde yitik şehzade anısına dikilmiş o camiyi muhakkak bulur, yolumuz değişene dek ona bakardım.

bir defasında cihangir'de dolaşırken kemal'e "şehzade cihangir'e bir fatiha oku, haydi!" dedim. birinin bu komutu vermesini bekliyormuş gibi dudaklarını kıpırdatarak hızlıca bir fatiha okudu. saçmalama, demesini bekliyordum aslında, tüm ölenlerin arkasından fatiha'yı biz mi okuyacağız? şehzade cihangir'in arkasından fatiha'yı biz okuyacağız.

herkes gibi benim de bir kitap yazma hayalim var. (sahiden, herkesin var mıdır bu hayali?) onun baş karakteri olarak cihangir adında birini istemişimdir hep. kırılgan ve nesiller boyunca taşınagelmiş tüm yükleri bir kambur gibi sırtında taşıyan genç biri. başka her şey olabilirdi, her şeyden önce bir kadın olabilirdi bu karakter, başka birinden ilham alabilirdi. yirmili yaşlarının sonunda kurulan bir hayalde baş karakter neden beş yüz yıl önce gencecikken ölmüş bir şehzadenin modern bir yorumu olsun?

şehzade mustafa'nın boğdurulmasının acısına dayanamayan şehzade cihangir, bu kalp kırıklığına uzun süre dayanamaz. yaşamı boyunca diğer kardeşleri gibi askeri başarıları olmamış, makam sahibi olma sevdasına kapılmamış, muhtemelen bir eksiklik hissiyle yaşamını sürmüştü. babası abisini boğduran bir oğul nasıl hissederdi acaba? sadece mustafa'nın ölümü değil, belki de koruyucu babanın çocuklarını yemeye başlamasının hayal kırıklığı da cihangir için bu dünyayı katlanılmaz kılmıştı.

belki sebep bunların hiçbiri değildi. önemli olan gerçekte ne olduğu değil. insan hemşehrilerinin acısını yüreğinde taşır. nasıl ki çanakkaleliler yüreğinde taşır haksız yere katledilen hektor'u, istanbullular da şehzade cihangir'i taşıyabilir kendiyle birlikte.

yazmayı planlayarak oluşturduğum kurguda cihangir terapiye giden biridir, hikayesini terapistinin ağzından dinleriz. hikayesi tamamlandığında yüklerini sırtından indirebileceğini umalım.

Hiç yorum yok: