Cuma, Ekim 2

the time is running out.

sevgili tanrım,

muse dinleyerek hüzünleneceğim yaşa da geldim ya, sana şükürler olsun. bunu yaşamayan sırf ben kaldım diye çok korkuyordum.

bugün odamı toparlamam gerekiyordu ki, internet bağlantımı yapabilmemin sevinciyle, işe elimi dahi süremedim. izmir'deki hayatımı kurmam üç senemi almıştı, burada iki haftada aynı performansı göstermeyi beklemem kesinlikle fazla optimist olurdu. fakat bir yandan, bugün odasında ziyaret etmek durumunda kaldığım sevgili helen'ın o yerleşik ve derli toplu hali, beni inanılmaz hüzünlendirdi. ama helen, öyle bir kız. düzenli oluyor öyle kızlar, ben anlamadım nasıl ama öyle oluyorlar işte. stereotipik yargılar konusunda benimseyici değilim ancak mesleğimin yüzümü ilk kara çıkarışına dek insanın basit olduğunu düşünmeyi muhtemelen sürdüreceğim.

yazacak fazla bir şeyim yok gibi geliyor nedense. ece son yazısında adresini yazmış, ben de yazayım bari. bana mektup yazan herkese hediye olarak cevap yazacağım. her hafta pazar günümü, mektup yazmaya ayırıyorum. pazar günleri açık hiçbir yer bulamadığımız bochum şehrinde yaşamak, böyle bir şey. pazar gününü ya kendinle geçiriyorsun ya da arkadaşlarınla viski içiyorsun.

o değil de, anneme yazdığım mektupta rezil olmuşum resmen. "je ne parle pas françois" cümlesini sadece söylemeyi biliyordum, keşke yazmaya kalkışmasaydım. fransızca bilmediğini fransızca söylemek kadar da saçma sapan bir şey yok gerçi.

konudan konuya atladığımın farkındayım ama, godard'ın son filminin fragmanını izledikten sonra "aşk-ı memnu adnan bihter tecavüz" keywordleri ile arama yapmış olmaktan da çok utanıyorum dostlarım. bu yazımı okuyan biri yazsın lütfen, tam da bölüm sonuymuş, noldu sonra? adnan yaptığından utanıp araba almıştır bence. ehehe gerçekten bugün yapacak işim yoktu. aşk-ı memnu'yu düşünecek kadar boş zamanım varmış cidden ya, şimdi farkediyorum. bari yemek pişirseydim.

dostlarım, adresimin zarfın üzerinde şöyle görünmesi gerekiyor:

stiepeler str. 71A
zimmer nr. 118 44799
bochum/germany

germany'i isterseniz alta da yazabilirsiniz. öptüm ciao.

3 yorum:

the fool dedi ki...

hemen yazıyorum şimdi şimdi yes nö.

Betül Ç. dedi ki...

adnan pişman oldu ama henüz araba almadı, bihter behlüle kaçtı. elif mi neydi eski nişanlısı nihali evine çağırıp behlülün amerikada fln olmadığını kaldıüğı evin fotolarını gsterdi. ve orda yalnız olmadığını da ekledi. bu bilgiyi de behlülün mail adresinden elde etmiş. nihal buna inanmamış gibi gözükse de içine şüphe doğdu. benim gördüklerim bu kadar sevgili gonca. fragmanında nihal ile bihter o kiralanan evin kapıları ardında aynı karedeydiler. bihter kapıyı açtı mı nihal kapıyı çaldı mı görmedim. pazar günü çok canın sıkılırsa bunu da netten izleyebilirsin. gerçi o kadar da heycan verici bişey yoktu. bugün sana mektup yazıyorum. teknik gezi yapacağım fatsadan yollayacağım. ptesi veya salı günü. yanı sıra tekrar iyi ki doğdun gonca. kendini yalnız hissetme please

the fool dedi ki...

oha hassiktir doğumgününü nereden kutlıycaz?