izmir'de beş sene yaşadım, hepsini ayrı ayrı özlüyorum.
ilk seneme, kampüsün içindeki kyk yurdunda başladım. bir aydır biriyle sevgiliydim, doğumgünümün ertesi günü beni terketti, ben başka birine aşık oldum, uzun süre onu unutamadım ama sevmek adı altında eziyet çektiren biriyle sevgili oldum. şiir topluluğu'na gidip gelmeye başladım. kaldığım yurdu değiştirdim. ölecek gibi oldum, ölüyorum sandım, bir defa çok hasta olarak eve döndüm. o yaz, sims oynayarak geçti, yaz sonunda annem izmir'e geldi.
ikinci yılıma ilişkin hatıralarım net değil. bölümden ve o insanlardan nefret ediyordum. bir yandan, bölümdeki insanlarla arkadaş olamamama neden olduğunu sandığım sevgilimden de nefret ediyordum. o sene, boş zamanlarımda topluluk odasında takılmaya başladım. hava berbat olduğu zamanlarda, "beyler kapatıyoruz" sesini duyana dek orada kalabiliyorduk. baharda, caz konserlerine gittim. o yaz, greenpeace'te çalıştım, para kazandım. çok seyahat ettim. o sıradaki sevgiliminle olan ilişkim iyice saçma bir hale gelmişti, ayrılmak istedim ama sürüncemede kalmasına engel olamadım.
üçüncü yılımın başında, sevgilimden ayrılmak istiyor ancak bunu bir türlü başaramıyordum. aylarca kötü kadın imajını üzerimden atamayarak dolaştım. yalnız kaldım. yeni yıla girerken, başka birine aşık oldum ve bütün bir ilkbahar, yollarda geçti. çok aç kaldım. yaz başında tartıldığımda 48 kiloydum. erasmus yapmaya hak kazandım, notlarım oldukça iyi geldi, yaz başlarken, yurttan ayrılırken taşımak zorunda kaldığım onca eşya dışında, problemsizdim. yaz kötü geçti. hiçbir şey yapamadım, vize alırken zorluk yaşadım ve çaresizlik içinde almanya'ya gittim.
dördüncü yılımın başında, almanya'ya adapte olmaya çalışırken, annemin de verdiği gaz sayesinde, kendimden hoşnuttum ancak sevgilimin almanya'da oluşuma gösterdiği aşırı tepkiden dolayı mutsuzdum. arkadaşlar edindim. yemek yapmayı öğrendim, şehirleri gezdim, filmler izledim ve jelibon yedim. şubat ayında, uykusuz ve parasız geri döndüm ve o mayıs başına kadar hayatım çok kötüydü. o yaz, bakırköy'deki stajımı zorluklarla tamamladım ve antalya'ya gittim. evde oturduğum süre boyunca o kadar kilo aldım ki hiçbir pantolonuma sığamaz oldum.
beşinci yılımda, izmir'e gelir gelmez ilk tecrübe ettiğim şey, reddedilme ve aşağılanmaydı. çok uzun süre bunun etkisinden kurtulamadım. yurda geldiğimde oda arkadaşımın tam bir asosyal olduğunu gördüm, ona ısınamadım ve yarı dönemde kavga dövüş ondan kurtulana kadar rahat edemedim. stajlara gittim, kurslara gittim, hiç boş vaktim kalmadığı için depresyona girdim. çok film izledim. çok soğuk bir mart gününde, sevgilimle ayrıldık, bunun etkisini atlatabilmek için uzun bir süre öforik bir şekilde dolaştım. yaz ortalarına kadar, aynı yolları yürüdüm, aynı köprülerin altından, saçlarımda aynı kokuyla geçtim.
ve mezun oldum. yaz bitimine kadar, kederli bir biçimde, şehirlere gittim, mülakatlara girdim ve hiçbir sonuç elde edemedim. eylül başında, istanbul'da bir okuldan kabul alarak, annemin evinde kalan eşyalarımı toplamaya gittim. şimdi, 17 yaşımda ayrıldığım evdeyim.
1 yorum:
vayy,çok şey değişmiş. valla bak, şu an 19 yaşımda başladığım noktayım bende, 15 sene geçti bak, annemin evinden yazıyorum bunu :)
Yorum Gönder