Salı, Haziran 21

no.

ulan,

ben hayatımda bu kadar büyük zalimlik görmedim.

sabah ezanını dinlerken, "madem ulu ve tek bir tanrısın, böyle olmasına nasıl müsaade ettin" diye düşündüm. bu arada tanrıya falan da inanmıyorum normalde. ama madem günde beş defa bir şeyin deklarasyonu söz konusu, açıkçası bunun altının doldurulmasını bekliyorum.

dedim ki:

böyle olmasına niçin müsaade ediyorsun? yıllar var göçebe gibi yaşıyorum. yanına döneceğim bir ailem yok. kendimi bir yere ait hissetmiyorum. hep o şeyin özlemiyle, insanların iç dünyalarına saldırdım, yetinmedim, darmadağın ettim. bundan mutlu değilim. şimdi arkama baktığımda, dürüst ve erdemli saydığım bunca şeyin, ahlaksız bir tahakküme dönüştüğünü seziyorum. böyle olduğu için yıllarca birilerini suçladım, artık bunun sorumsuzluk olduğunu görebiliyorum.

ben bu hayatın pozitif ayrımcılık yaptığı insanlardan biriyim. ne istiyorsam onu yaşıyorum. ancak bir gün, adı sayılamayacak o kadın roman karakterleri gibi, yapayalnız bakıyor olacağım dünyaya. daha iyisini hakettiğime inanmıyorum.

bazen, televizyona falan bakarken, yatakta yatarken, kahve içerken, durup şöyle diyen birini tanıyorum: "ben ne yapıyorum bu dünyada."

hepsi bu kadar.

1 yorum:

i am not your freud dedi ki...

"ama madem günde beş defa bir şeyin deklarasyonu söz konusu, açıkçası bunun altının doldurulmasını bekliyorum." hehehe süper

göçebelik güzeldir. bi hayatından sıkılınca diğer hayatına geçersin.