Cumartesi, Haziran 4

legends of the fall

bu filmi, bir kadının hayatına etki eden pek çok faktör çerçevesinde ele almak mümkün. bu filmi, birkaç defa izledim ve izlemediğim sıralarda da, hep bunu düşündüm, birkaç defa da, yazmaya yeltendim. ancak, kısa bir blog yazısında bu filmi yazmak ve yorumlamak ihanet gibi gelmiştir bana hep. susannah ve hayatı, bazen kaçınılması imkansız bir kader gibi geliyor ya da bir gelecek tahayyülü gibi.

bugün, filmi gözyaşları içinde yeniden izlerken, yine kendimi susannah olarak düşündüm. öyle de kolay ki susannah olmak, sıradan bir şey. hayat akıp giderken, oluyor işte.

hiçbir şey anlatamadım, değil mi. uzun uzun yazmak lazımdı çünkü. başka türlü olmayacak bu. ama şimdi değil, başka zaman.

4 yorum:

holy sycrone_one dedi ki...

bu kadar sanat filmi izlemenin arkadaşlığımızı etkileyeceğini düşünüyorum, umarım buralara döndüğünde o filmlerden fırlamış gibi bulmam seni :)

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

legends of the fall kesinlikle sanat filmi değil yavrum, brad pitt'li sanat filmi olduğu neresinde görülmüş dünyanın :)

holy sycrone_one dedi ki...

ben anlamam, diğer izlediklerin sanatsal açıdan yeter, fransız filmi dedin mi sanatı anlayacaksın...

banliyöler jülyet'i. dedi ki...

iyi işte, fena mı.