Pazar, Mayıs 29

masculin-feminin et la psychologie évolutionniste

aynı gün içinde kaybedenler kulübü'nü de izleyince godard daha bir kıymete biniyor.

aynı yazının içinde masculin-feminin ile kaybedenler kulübü'nü bir arada bulundurmak bir tarafa hakaret, öbür tarafa iltifat gibi ama, allaha şükür meseleye sinema yönünden bakmayacağım.

kadın kadındır: kadınların neden çeşitli ilgi alanlarının olmadığı sorusunun başlangıcı, mankenlere cumhurbaşkanının adının sorulması modasının başladığı dönemden çok öncesinde tarihlenir. dünya toz ve gaz bulutuydu, kadar eskiye dönemeyeceğim, ancak tezim şu yöndedir: bir kız çocuğu olan ve kendisi de bir zamanlar kız çocuğu olmuş bir anne, yetiştirmekte olduğu geleceğin kadınının bunlara ihtiyacı olmayacağını pekala bilir. az çok kadınlık öğrenmiş olmak, çoğu zaman, das kapital'i okumuş olmaya tercih edilir ve edilmelidir de. evrimsel psikolojinin ampirik verilerle desteklenmiş fenomenlerine can-ı gönülden kendini kaptırmış biri olarak, bir erkeğin bir kadını çekici bulmasının yegane formülünün 0.7 bel-kalça oranı olduğunu biliyorum, bu bağlamda, sağlıklı ve güzel görünen bir kadının, sağlıklı ve güzel görünmekten, bir de formda olmaktan başka yapması gereken hiçbir şey yoktur. bunu bilen bir neslin anneleri, kız çocuklarını buna göre yetiştirirler. güzel giyinmeyi, sözgelimi beli ince gösterecek kıyafetleri seçmeyi öğrenmenin bedeli, getireceği faydalara oranla oldukça düşüktür, ancak kapital'i okumakla ve anlamakla geçecek vaktin bedelleri yüksek olmakla beraber, daha sonra uygun bir eşleşmede sağlayacağı yararların yüksek olacağı ortamların varolması ihtimali epeyce düşüktür.
tabii bunlar modern dünyaya tesiri olan, ancak tamamen geçerliliği olduğunu düşünmediğim bulgular. ancak tamamen geçerli olmadığına inansak bile, yakın çevremizde bu hipotezlere ispat oluşturacak nice ilişkiyi gözlemleyebiliriz. kadın-erkek ilişkilerinin dinamiklerine pragmatik yaklaşamamış annelerin kızları da, en kısa zamanda bir allık edinerek durumu kendi lehlerine çevirebilirler.

Hiç yorum yok: