bir şey var ama nasıl açıklanabilir bilmiyorum.
bazı insanlar bana güven vermiyor. bu insandan bana zarar gelmez, demek için yıllar geçmesi gerekiyor yahut bu kanıya asla varamıyorum. o zaman, arzu edilmeyen yaşantılar ortaya çıkınca, üzülüyorum, yalnız şaşırmıyorum.
yıllarım, insanlara yakın olmamaya çabalayarak geçti. bir mesafeyi muhafaza ederek, insanları fazla yakına almayarak ve bu mesafe her kimi incitirse, beni sevmediğini düşünüp daha da üzülerek. bu sebepten, hayatım boyunca seveceğimi sandığım sevgilimden ayrıldığımda, manik bir periyod ve az sayıda gözyaşı ile, bu dönemi nispeten acısız atlatabilmiştim. şimdi, onun başkalarını sevmesi bana önemsiz görünüyor. sadece, bazen, beraber uyandığımız güzel yaz günlerini özlüyorum. ama, diyorum ya, nasıl öyle olabildiğine çok da şaşırmamıştım: güvendiğimi zannederek, en yakındaki kapının arkasında durmayı başarıyordum.
istanbul'a döndüğümden beri pek çok şey yaşadım ve dönem dönem oldukça zorlandığımı söyleyebilirim. ama beni en çok zorlayan, kırmaya çabaladığım narsisistik duvarın, beni ne de güzel korumuş olduğunu anlamak oldu. bu insandan bana zarar gelmez, diye düşündüğümde, o mesafelerin olmayışının beni ne denli kötü etkileyebileceğini böylece görmüş oldum.
bazı şeyleri anlamak için geç değil. ama hâlâ, bir bulantı cenazesi gibi içimden kaldırılmasını bekliyorum. yıllar boyunca ne kadar güzel olduğunu anlayamadığım bir pencerede hem de.
2 yorum:
allah aşkına; bu yazıya böyle bir yorum yazmak, bu yazının kendisini ve benim adsız kontra yorumumu da gerizekalılaştırıyor.
Yorum Gönder